<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=31808589&amp;blogName=Joker%27s+AREA&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fsahinatas.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fsahinatas.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Yaklasmayin yazarim! Cumartesi, Kasım 07, 2009 |

otur... otur da dinle;

kimsenin yillari bir "hic"ten ibaret degil. ama, yillarin icinde "kimsesiz" kalinca iste... boyle sacma-salak yazip, derdini anlatmaya calisiyorsun. biri dert mi dedi? ? >

otur demistim ya;
oturma! ayakta kal, birazdan yol alacaksin "hassittir" diyerekten.
ve ustunde oturdugundan dolayi kicinla bana gulemeyeceksin, bu yuzden ayakta kal.
ki... muhabbetimi begenmedigin zaman, bana arkani donup "hassittir len kicim seninle muhatap olsun" diyebilesin.
evet, iste ben bu ozgurlugu sana veriyorum degerimi bil. hatta bilme bas tokadi gitsin.

tokadi bas demistim ya;
basma! hatta bas, ama ileride bir gun sana biri tokat atarsa kafayi gom ki, koyun omayasin.
simdilik ben senin koyununum, ez gec beni! hatta butun derimi soyup kendine guzel bir coban tulumu dik.
ustune yakisacaktir, iyi duracaktir. eger sana "cobanlik yakismiyorsa" beni kesmeye calis kasap ol.

kasap ol demistim ya;
olma! hatta ol, ama ileride bir gun kasaplara isyan eden koyunlarla karsi karsiya geldiginde onlarin cobani olmaya kalkma.
unutma ki, cobanlik sadece dagda koyunlara bakmak degildir. cobanligin bir diger adi da, sehirde sunepere, devrimcilere, ulkuculere yol gostermektir.
onlarin eline kokteyl tutusturmaktir... en molotoflu olanindan hemide. simdi, ver elime o molotofu kokteyl yapalim, serefe diyerekten...

kokteyl yapalim demistim ya;
yapmayalim! hatta yapalim, en guzelinden bir tekel sisesine tiner benzin falan doldurup, bir tane mavi otobus yakalim seninle.
ya da dur akbil ver bana, o otobuste ben olayim, beni de yak.. biktim bu boktan dunyadan.

dunyaya boktan demistim ya;
hayir efendi! dunya boktan degil. hatta boktan, ama ben yine de seviyorum butun bu pislik ihtisamina ragmen bu boktan dunyayi.
sevgisiz - nefretle yasayanlara inat yillarimi bu dunya ne kadar igrenclesirse igrenclessin hep sevgiyle gecirecegim. ve tabi kusarak gecirecegim.

gecirecegim demistim ya;
gecirmeyecegim! hatta gecirecegim... oyle donup kan canagi olmus gozlerimle gecmise baktigimda, bir guzel gecirecegim geride biraktigim hayatin anasina avradina.
soz bende degil mi? mikrofon bende degil mi? kalbim atana kadar devam edecegim...
kalbi atana "gider" diye yeni bir mottoyla yasayacagim! durdurmayacaksiniz beni! durdurmayin beni!

durdurmayin beni demistim ya;
durdurma! hatta durdur... kalp kapakciklarinin kucuk, ani ve sinsi hareketlerini hissederek yuru uzerime.
fakat, hissettigin bu hareketler ya korkunun hareketleridir, ya da... "cok guzel hareketler "dir.
simdi bana bi skec yaz, ilk misralara inat senin dinledigin gibi kicimla degil, beynimle dinleyip, kalbimle anlayacagim.
n'olur anla beni.

anla beni demistim ya;
anlama! hatta anla... anla ki, bu dunyanin neresine gidersen git, neresinde ne kadar kariyer, ne kadar para sahibi olursan ol,
ve neresinde 3 cocuk dogurmus ciplak bir "bakirenin" kalcalarinda uykuya dalarsan dal, bir gun geriye donup butun hayatini gozunun onunden gecireceksin.
iste, o zaman da senin bana guldugun gibi hayat da sana kiciyla kahkaha atacak...
o an hayat tanga, sen ise kemal sunal'in beyaz donlari ile takiliyor olacaksin.

beyaz donla takilacaksin demistim ya;
takilma! hatta takil, cunku o yasina geldiginde prostat olmussundur, bol kahkahali bir hayattan sonra,
apis arana kezzap suyu dokulmus gibi yuruyorsundur, dusunsene halini...
iste tam o an "seyfi doganay'dan sen garipsin, ben gariban" sarkisini dinliyorsundur.
gizli escinsel arkadaslarinla. ironik takiliyorsundur yani.

ironik takiliyorsun dedim ya;
takilma! hatta takil... ama takilmanin her turlusune karsi ol.
surekli takmaktan baska bir sey yapmadigin bir hayatta sadece kompleksini uzerinde tasidigin konulara takilirsin...
bu da seni, ileride bizim begenemeyecegimiz biri yapar.
bu yuzden simdilik moderator olarak takilman iyi. moderator takil.

moderator takil dedim ya;
takilma! hatta takil...

Etiketler:

Devlete gider yapiyorum [ kizil bir isyan bayragi...] Cuma, Ekim 16, 2009 |

sonra bi baktim ki;
sevdigin her rengin, yedigin her yemisin, baktigin her guzelligin,
rengi degismis!


seni degisime zorlamislar...
uzak ellerden gelip, halkina amerikanin mermisi satan!
sa-til-mis-lar!


sonra bi baktim ki;
yasamin butun kiyilari, butun dallari ve butun daglari - ovalari,
herkese yasaklanmis!


seni baskaldirmaya zorlamislar...
uzak ellere gidip, amerikanin likorlu cikolatasini salyali agizlari ile yiyen!
mik-rop-lar!


sonra bi baktim ki;
seni anan, arayan, soran ve omrunu ugruna harcayan,
annelerin kufur yemis!


seni saldirmaya zorlamislar...

uzak ellere ugrayip, igrenc istahlariyla oradaki fahiselerin goguslerini oksayan - yalayan,
mo-ruk-lar!


sonra bi baktim ki;

sira sira, yan yana kardeslerinle sevdiklerinle birlikte,
kursuna dizilmissin!


seni olmeye zorlamislar...
uzak ellere bakip, zafer nidalarini serefsizlik sayan - sanan,
uc kagitcilar, pe-ze-venk-ler!


iyi dinleyin ulan!
hece hece saydigim,
beynimde kanini akittigim,
omurgasiz surungenler.
bir gun!
karanliklar...
o sizin kufrettiginiz,
bizim ise safagina kadar
gozumuzu kirpmadigimiz
o ka-ran-lik-lar,
oyle bir aydinlik kazanacak ki,
siz kendi kaninizda degil,
ancak ve ancak bizim kusmugumuzda bogulacaksiniz!

not: bizi degistirmeye calisan, bizi bizden koparan herkeseydi tum devlet adamlarinaydi. hatta bu yaziyi rulo yapip bir bir makamlarina gondermek isterim.

fakat;

uyduruk celseler, yargisiz infaz.
kimi kandiriyor bunlar, bunlarin hepsi tanri tanimaz!
benim aklim bu dediklerime bin ceker amma!!
onuda bunlarin koydugu yasa birakmaz.

sustum.

Etiketler:

Lafla yuruyen peynir gemisi gunlugu [vol-2] Cumartesi, Ağustos 01, 2009 |

sevgili gunluk – guneslik;
bu gun sana anlatacak o kadar cok seyim var ki, hangisini neresinden baslayarak anlatayim bilemiyorum.
say ki, kafam iyi... say ki, sarhosum.

biliyorum koca bir 12 saati, bulunmaz arkadaslarla kilolarca icki icerek gecirmek cok boktan birsey.
bu yuzden, oturakli kelimeler bulamiyorum.
say ki, ben boktan biriyim - sayki, yasadigim yer lagim sulari ile kapli.

sevgili gunluk;
hic bir zaman bir baskasinin tesbihini cekme, bir baskasinin tesbih sikirtilarina da aldanma.
sayki, o baskalari senin "dirine tukurecek dost dediklerindir", "ölünü saygiyla opecek dusman bildiklerindir".

kocasi olan hic bir bayana yanasma, sevgilisi olan bir bayana da yanasma.
say ki, baskalarinin namusu ile oynayanlar, "namusluyum diyen namussuzlardir".

yasamaktan korkma, olmekten hic korkma oyle bir yasa ki, yasadigin zaman ölümü anla.
say ki, ölümü anlamayanlarin "yasamlari acizdir", hayati anlamayanlarin "olumleri caizdir".

atana saygi duy. annenden, babandan hic bir zaman utanma.
say ki, annesinden babasindan utananlar "zavallilardir", "karakter kargasasinda debelenen zibidilerdir".

sevdiginin gozunu yasartanlari hayatin boyunca dusman bil, onlarla savas, hayatin pahasina savas.
say ki, sen korktugun zaman yasamin boyunca ezileceksindir, yasamin boyunca "sevdiklerin aglayacaktir".

cesur ol... gozlerini safagin karanligina oyle bir dik ki, safak sayanlarin kalbi "güm güm" diye diye yerinden firlasin.
say ki; safagi korkarak bekleyenler o safakta "kursun yiyeceklerdir".

insan dedigin varliga sadece insan oldugu icin deger ver.
say ki, kravati olan dostlarindan da, cok gormus sevdiklerinden de goremedigini "bir sokak serserisinden goreceksindir".

ne diyeyim sana simdi sevgili gunluk... ?

herkesin gordukleri, bildikleri tecrubeleri bir donem oyle bir noktaya getiriyor ki insani.
hani diyorsun, keske yazdiklarin o ilk okul siralarina karalanmis salakca yazilar kadar tatli, sirin ve sirret olsaydi.

oysa her insanin hayatinda calinmis yillari vardir.
hic bir zaman geriye getiremiyor, hic bir zaman o eski yaralari kapatamiyorsun.

bu oyle, rejim dusmani birinin 18 aylik askerlige "calinmis yillar" gozu ile bakmasi,
veya bir universite ogrencisinin bosu bosuna okudugunu dusunup ders gordugu yillari calinmis yillar diye nitelendirmesi gibi degildir.
en azindan bu kadar basit degildir.

bu yillar ki; geriye donup baktiginda icini acitir, sirtina sanci kalbine ates birakir.
o yillar gercek anlamda "ölü gibi" yasadigini dusunursun.

evet... "bir ölü, bir ceset gibi yaşamak" ve bunun sadece adi yasamak.

onu bunu bosver; sikerim hayati da, calinmis yillari da...
bu aralar hayattan cok biktim.
sacma sapan intihar planlari/antremanlari yapiyorum. bu yazdiklarimda bir antreman son sozlerim icin,...
hafif hafif kendimi gelistiriyorum.

insan bazen o kadar nefret ediyor ki, nefes almaktan...
yurumekten...
konusmaktan...
tebessum etmekten...!
iste ben de oyleyim / boyleyim.

en cok ne isterdim bilir misin gunluk?
isterdim ki...
hayatimda sadece bir fincan kahve icimlik huzur olsun..
ama yok iste.
yok aminakoyim..
yok!...

Etiketler:

E-Manifesto [for facebook çet aplikeyşın] Perşembe, Temmuz 23, 2009 |


yok yok... daha medeni ve cagdas bir toplum icin soyle aciklayalim; facebook chat application...


su siralar bayagi bi gundemde, facebook'da olgun, duzeyli bir sohbetin olusumunu sagliyor :) yaraticilarina tesekkur ederiz, hic bir reklam ve ticari kosul gozetmeden yememisler, icmemisler bize bi aplikeysin yazmislar. cete savaslarindan daha iyi lan :P hic olmazsa "kari kaldirabiliyorsun" hehe :)

evet... (su siralar her seye evet diye basliyorum :P )
internetteki her boktan anladigim gibi (burada kendimi kutsuyorum) su irc, msn, icq vs.vb.. daha zilyon tane chat fasilitesini gormus, kullanmis biri olarak su aplikeysini incelemek icin hemen girisimlerde bulundum. seceneklerei next yapip skip, mkip bir sekilde kurdum :P. sonra biraz sohbeti takip etmeye basladim :)

asagidaki yorumlar gozlemlere dayali yapilmistir;

varan1 (1 kisisi) ;
-selam kanal
-ooo melisa sen burda misin?
+sen kimsin?
-
bosver beni... yas kac?
+23
-
nerden?
+istanbul
-
hmmm
-msn versene?

varan2 (b kisisi)
-selam melisa
+selam
-nasilsin?
+iyiyim sen
-iyiyim de burasi cok sikici msn'e gecelim mi?

varan3 (c kisisi)
-merhaba melisa
+merhaba
-melisa bir sey rica etcem
+buyrun
-msn adresim herneyse@hotmail.com eklesene

evet...
varan 17'ye kadar bu boyle devam etti. herkes bu sekilde yaziyordu. tam 17 kisiyi takip ettim gozlemledim. ardindan 18'inci kisi olarak konuya mudahil olup gelecek tepkileri gozetledim.

varan18 (bu da ben yani joker)
-selam melisa bir soru sorabilir miyim?
+tabiki...
-ben seni kendime ayarlamak istiyorum bana yardimci olur musun? (yalakalik yapmam ona gore)
+yuhhhh

tabi bu saatten sonra "o benim askim", "utanmiyor musun kiza asiliyorsun" gibisinden bir suru tantana. hatta bunu 3 defa yaptim.. bi kiz kalkip "ya neden hep ayni teklifi yapiyorsun biraz as kendini" dedi :P dogru diyor minako kiroluk bizde.

burada sorun aplikeysinlarda degil. sonucta ticari olan hic bir sey cakil tasiyla yurumuyor. para gerektiriyor, emek gerektiyor vs.vb... yani bize internetle ilgili her seyi kazandiranlara cok cok minnet duyuyoruz. ne de olsa egitici.

asil sorunu aradigimiz zaman bir sekilde bulabiliyoruz;

buyrun avrupaya biraz goz gezdirelim... insanlarda o kadar cok "popularite cabasi", "ego tatmini", "kendini pazarlama gudusu" yok. girip vakit gecirmek, eglenmek, eglendirmek icin ya da ne bileyim gercekten kendine bir erkek bulup sevismek icin ya da bir kadin bulup romantizm yasamak icin bu tur aktiviteleri yapiyorlar. peki ya bizim gencligimiz? bizim genclerimiz? yillardan beridir o kadar bagnaz, o kadar sig dusuncelerle kendilerini bir sekilde bir noktaya getiriyorlar ki, bir turlu anlam veremiyorum.

bir chat seysi, sadece kiz ayarlamak icin mi var? veya bayanlar icin bir chat sitesi sadece erkeklerin asildigi, erkeklerin kendilerini pazarladigi bir yer olarak mi var? bu dusunceler bizim toplumumuzu, nicelikleri veya nitelikleri itibari ile o kadar aciga koyuyor ki... hic bir albenisi, hic bir duzeni, hic bir olgun bakis acisi yok. yani esrarengiz olan hic bir seyimiz yok, her seyimiz haddinden fazla cozulmus ve anlasilmis durumda.

adama sorarlar; sapik misin lan sen?

cogu zaman "avrupalilar tuvaleti bile bizden ogrendi" diye soylenip... kendi kendimizi ovuyoruz. kendi tarihimizi hic bilmemekle birlikte avrupalinin tarihine bok atiyoruz. hep gecmisimizle ovunuyoruz, osmanligimizla... fatih sultan mehmetlerimiz, ataturklerimiz, ismet pasalarimizla ovunuyoruz. acikcasi biktim artik... ataturkten de, fatihlerden de, sultanlardan da, mehmetlerden de...

bu gun "yahu melisa gozlerinin aki cok beyaz ne ile fircaliyorsun" diye espiri yapmaya kalkiyorum... aldigim cevap "ne bu simdi espirimiydi?" yani... ya ciddi bir kabullenememezlik var, ya da bizim insanimizin espiri anlayisi, mizah anlayisi cem yilmazlarla, recep ivediklerle kufurden oteye gecmiyor. bu buyuk bir sorunsal...ama benimki de, igrenc bir espiriydi bunu kabul ediyorum...

o kadar cok laf sokmak icin ugrasip, kendi kendilerini kasiyorlar ki... kendilerini uste cikmisligin, kral olmuslugun, kralice sanmisligin doruklarinda orgazm yasarken buluyorlar. fakat bu orgazm sandiginizdan daha fazla sunni.

avrupalilar, bizim toplum bilincimize bok attiklari zaman... "vatan millet sakaryacilik" oynuyoruz. yani gecmise donmeyi yineliyoruz. "tarih tekerrurden ibarettir" gibisinden benim icin cok sacma gelen bir cumleyi yazmaktan cekinmiyoruz. sanki osmanliyi yasicaz, sanki dunyanin hukumdari olacaz.

buradan sunu cikaralim... elbette herkes bu olaya dahil olmamistir. akli basinda, ulkesini seven bir suru genc vardir. hatta cok olgun, seviyeli duzenli bayanlar da... burada, yahu bir chat sitesiyle vatanin ne alakasi var diyeceksiniz. iste bunu bu soyledigim genc savascilar sayesinde yillar sonra anlayacaksiniz. genc toplum, neye imrenmisse... onunla devam eder. fikirler degismez, zikirler hep bir oncekinin benzeri olur ;)

simdi sozum bu olayin kahramanlarina;
hey genclik...
gotunuz yiyorsa, biraz toplarlanin. adam olun, hizaya gelin!

Etiketler:

Daglarda'ki Turk Bayraklari [Google Earth] Çarşamba, Temmuz 01, 2009 |

Google Earth'den cekilmis muthis goruntuler :) begeneceksiniz. begenin lan :P

video

Etiketler:

Blog hakkinda

" Bu blog kisiseldir. Yazilan yazilarin kaynaklari belirtilmistir, kaynagi belirtilmeyen yazilar blog sahibine aittir ve bu yazilar uzerinde kalbi atan hic kimse hak talep edemez."