<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=31808589&amp;blogName=Joker%27s+AREA&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fsahinatas.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr_TR&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fsahinatas.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>

Ben Deliyim - Perşembe, Aralık 04, 2008 |

video

ben deliyim…
yorgun ve yalnızım.
kaldırımlara misafirim...
gecenin gözleri üzerimde.
denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem…
yüreğimi bir yere bırakmı$ım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım.
kapıları kapatmı$ım üstüme, sürgüleri beynime çekmi$im.
ey! sabreden dervi$ bana da sabretmeyi öğretsene.
ben deliyim, ama çok $ey bilirim.
renkler ve zevkler hiçbir $ey ifade etmez bana...
sonların ba$ladığı yerden, ba$langıçların son bulduğu yere gidiyorum.
kara bir tren gibiyim yani; bir istasyondan bir istasyona, hep aynı raylar üzerinde.

ben deliyim…
yağmurun yağması benim için romantik değildir,
ben kur$un yağmurlarını bilirim.
benim güne$im batmaz, dünyam dönmez,
ayım hep mehtap halindedir, rüzgarlarım doğudan eser...
kadehime doldurduğum hüzünle sarho$ olurum,
mezem ise bir dilim umut.
ezbere bilirim ya$amayı, ya$arken sava$mayı...

ben deliyim…
benim mevsimim deği$mez; sadece bahardır.
ku$lardan sadece güvercini bilirim, yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
insanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.

ben deliyim...
benim tanrim yoktur.
bir cift göze, bir güler yüze taparim.
bulmacaya benzerim. kimi zaman soldan sağa bir nota.
kimi zaman yukarıdan a$ağıya eski mısır'da bir tanrıyım
bağıra bağıra $arkılar söylerim, sessiz sessiz $iirler yazarım.
bilmediğim yerlerin, tanımadığım ki$ilerin resimlerini çizerim.

ben deliyim..
kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
telefon kulübeleriyle kavga ederim.
asfaltın siyahında kaybolup, dü$üncelere dalarım.
çıkmaz sokaklarda kendimi ararim, bir de güzel hayaller kurarım.
sonra, hayallerimle beraber suya dü$erim.

ben deliyim…

çayım sekiz $ekerlidir, sigara üstüne sigara yakarım.
parayı sevmem ama para için çalı$ırım.
çali$irken annemi dü$ünürüm; ağlarim.
alnimin teri göz ya$larima kari$ir...
babamin otobüsüyle gecmi$e yolculuk yaparim.
ninemin masallariyla, annemin radyodan ezberlediği sanat müziği $arkilarini hic bikmadan, defalarca dinlerim.
dört ya$ında a$ık olduğumu, ablamla vardiyali kullandigimiz cadir bezinden cantayla okula ba$ladigimi görürüm.
sonra babamın, ba$ımı hic dayamadığım omuzlarinda uykuya dalarim, rüyalar görürüm; uyandığımda hiçbirini hatirlayamadiğim..


ben deliyim…
güzel bir ya$am benim için anlam ta$ımaz,
ben köyleri ve yürekleri yakılmi$ insanlar bilirim.
kimsenin dü$mani değilim, kimseye dost olmadım.
ben yabanciyim bana..
söyleyemediğim dü$üncelerim vardir.
her ak$am ayrı bir meydanda, atatürk heykelinin kar$ısında, olmayan aklımı dar ağacına asar, ipini çekerim.

ben deliyim.

ben buralara ait değilim.
dağları sırt sırta vermi$ bir ülkem, surlarla çevrili bir $ehrim,
12'den sonra volta attığım caddelerim, kızıl sakallı bir dayım bir de sari sacli yarim var benim.

ben deliyim..
cizilmi$ sınırlari reddetmi$im.
ben hakkari'de dü$en çığ, $ırnak'ta kömür yatagiyim.
eski$ehir'de tabut hücre, nev$ehir'de peri bacalariyim.
mara$'ta katliam..marmaris'te orman yanginiyim
tunceli'de ozanlarin sazi, erzurum yaylasinda çoban kavaliyim..
diyarbakir'da yedi karde$ burcu,
derik'te zeytin ağacıyım...
almanya'da yıkılmı$ bir duvar,
amerika'da bağımsızlık heykeliyim...
fransa'da yıllanmı$ bir $arap,
ingiltere'de özgürlük meydanıyım...
somali'de aç bir çocuk,
hollanda'da bir gram kokainim...
ırak'ta mülteci kampı,
iran'da rejim muhalifi bir demokratım...
brezilya'da görkemli bir festival,
suriye ile lübnan arasında bekaa vadisiyim
...* "teslim ol" çağrılarına ate$le karşılık veren bir militanım
sırtımdan vurulmu$um; bedenim dört parça..
direni$ koltuk değneğim..
alnimdaki ...* bayragi gogsümün kafesinde özgürlük türküsü öten yarali ku$la dalgalandiririm.
ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
binlerce kez öldürülmü$ ama ölmemi$im.
ben sıratın cambazı, doğal bir felaket, sosyal bir belayım.

ben deliyim..

duygularım hep sansüre uğramı$, bir fahi$enin hayatı gibi yalancıdır gözya$larım...
iplerim inceldiği yerden koptu kopacak
ve ufacık bir bakı$ boğazımı düğümlendirir.
kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en yoğun halini ya$arım.
ah! içimden dağıtmak gelir; dağıtamam ya, kendimi dağıtırım.
gözlerimin kahverengisi gitgide koyula$ir, insanlarınki kankırmızıla$ır.
bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya dönerim..
kalbim titrer,

ben deliyim.

susturucu takilmi$ bir silah, saati durmu$ bir bombayim.
haykırırım ama duyuramam sesimi...
yine de sardığım tütünde, yaktığım cigarada bulurum mutluluğu...
dumani $ehirin üstüne iner efkarimin.
ağlamamaya yemin etmi$ gözlerim...

ben deliyim..
unutulmu$ bir hatira,
sonu dramla biten üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
çorbama kinimi dograr, öfkemi ka$iklarim.
zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
ba$imi göğe kaldiririm.
baki$larimi cevirip, gökyüzüne seni seyrederim.
sonra.. bir bidon gökku$aği döküp üstüne yakarim seni
külünle birlikte zamana savrulurum.

ben deliyim...
zülfüm her gece ihanetler rıhtımında ciğerinin üzerinde sevdasını kur$una dizer..
geceyi ikiye bölerim; bir parçasına gece yarısı derim,
öbür parçasına yürek yarısı..
$afaktansa bir parca aydınlık koparıp ekmeğime sürer,
üstüne demli bir ku$ cıvıltısı içerim..
sonra hayatın adını yalan koyarım...
ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru i$aretiyim.

ben deliyim,

bağrı ta$larla dolu bir toprak parçasıyım.
bir uçtan bir uca kurumu$um.
karınca yuvaları ve ayak izleriyle süslüdür tenim...
kar yağar ü$ür, güne$ olur kavrulurum
kimisi tükürür, kimisi öper.
tükürene mezar, öpene lalezar olurum.


ben nehirlerin yatağı,
dağların mekanı,
$eytanın babasıyım..

ben deliyim...

mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktiririm.
gözlerimin kapının e$iğine, duvardaki fotograflara takıldığı saatlerde kendimi paramparça olmu$luğun, tükenmi$liğin koynunda bulurum.
i$te o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak yer bulamam.
anlamayana az gelirim, anlayana çok...
ne yarınlar bir $ey bekler benden, ne de ben bir $ey beklerim yarınlardan...

Etiketler: