hani kardeştik.... [ironik bir turkiye senfonisi] Cuma, Mayıs 29, 2009 |
doguya gitmek var...
bilir misin?
zemherde magara atesi,
adıyaman tütünü,
mığı şarabı.
bunlar ayrı zevkidir oraların.
ki zaten,
mutki tütününü tercih ederim
adıyaman tütününe
ama hepsi boğazı
öyle hoyrat...
öyle farklı yakar.
onun dışında;
beyinlerimizde kötüleştirilmiş,
kelimelerimizde vazgeçiştirilmiş,
o küçücük
tandır kümesine iliştirilmiş...
banka nedir bilmeyen,
televizyon görmeyen,
basbakanı kocasından dinleyen
elbisesi un kokan,
türkçeyi hiç mi hiç bilmeyen,
elleri hem nasırlı...
hem hünerli...
analar...
sair'in dediği gibi
soframızdaki yeri,
öküzümüzden sonra gelen...
bizim analarımız...
evet,
yanlış duymadınız,
onlar bizim a-na-la-rı-mız.
vaktinden sonra görmek isteme,
pişmanlık verir beyne.
vermelidir de...
oralarda sıcak sac ekmeği vardır,
soğan'ın en acı olanı
çayın en demli olanı...
ve yiğidin en yiğitleri vardır
öyle namus falan değil ha'
gururu için,
kendi beynini patlatacak
yi-ğit-lerimiz...
ölüm kötüdür bilirim de,
burada gördüğün gurursuzlar
keşke az ibret alsa da... yaşasa.
o yiğitler ölsün.
varsın gururları için ölsün.
hep derler pkk, tikko-mikko
valla yalan
kara saplı demir sabanı
kendi boğazlarına geçirip
tarlayı süren yiğitler var orada.
onlar o kadar yiğittirler ki,
mitralyöze karşı,
ellerindeki tek atımlık martinleri ile
savaşacak kadar cesurlar...
onlar burada gördüğün
sünepe kapkaççılar değil.
hele şu hacıhüsreve cığaralık getirip
yolunu bulan zibidilerden hiç değiller.
bacılarımız vardır...
esmer, uzun saçlı..
selvi boylu... kömür gözlü.
bizim ba-cı-la-rı-mız...
alın terinin namusunu iyi bilen cinsten.
ve buna ömür verenlerden...
bize hep şirin anlatıldı,
leylalar anlatıldı...
demediler ki,
doğu yaban eldir amma...
oralarda da zin vardır...
mem ona aşık olmuştur.
neden bize anlatmadılar?
kurmançi yazılmış diye mi?
ulan hani...
hani biz hepimiz kardeştik?
onlarınki aşk değil mi?
ya ya...
aynen düşündüğün gibi,
okumak gerek...
sonra
görmek gerek.
ama
nafile...
demem odur ki;
doğu hakkında konuşurken...
neyse
çok sulandırdım.
bilir misin?
zemherde magara atesi,
adıyaman tütünü,
mığı şarabı.
bunlar ayrı zevkidir oraların.
ki zaten,
mutki tütününü tercih ederim
adıyaman tütününe
ama hepsi boğazı
öyle hoyrat...
öyle farklı yakar.
onun dışında;
beyinlerimizde kötüleştirilmiş,
kelimelerimizde vazgeçiştirilmiş,
o küçücük
tandır kümesine iliştirilmiş...
banka nedir bilmeyen,
televizyon görmeyen,
basbakanı kocasından dinleyen
elbisesi un kokan,
türkçeyi hiç mi hiç bilmeyen,
elleri hem nasırlı...
hem hünerli...
analar...
sair'in dediği gibi
soframızdaki yeri,
öküzümüzden sonra gelen...
bizim analarımız...
evet,
yanlış duymadınız,
onlar bizim a-na-la-rı-mız.
vaktinden sonra görmek isteme,
pişmanlık verir beyne.
vermelidir de...
oralarda sıcak sac ekmeği vardır,
soğan'ın en acı olanı
çayın en demli olanı...
ve yiğidin en yiğitleri vardır
öyle namus falan değil ha'
gururu için,
kendi beynini patlatacak
yi-ğit-lerimiz...
ölüm kötüdür bilirim de,
burada gördüğün gurursuzlar
keşke az ibret alsa da... yaşasa.
o yiğitler ölsün.
varsın gururları için ölsün.
hep derler pkk, tikko-mikko
valla yalan
kara saplı demir sabanı
kendi boğazlarına geçirip
tarlayı süren yiğitler var orada.
onlar o kadar yiğittirler ki,
mitralyöze karşı,
ellerindeki tek atımlık martinleri ile
savaşacak kadar cesurlar...
onlar burada gördüğün
sünepe kapkaççılar değil.
hele şu hacıhüsreve cığaralık getirip
yolunu bulan zibidilerden hiç değiller.
bacılarımız vardır...
esmer, uzun saçlı..
selvi boylu... kömür gözlü.
bizim ba-cı-la-rı-mız...
alın terinin namusunu iyi bilen cinsten.
ve buna ömür verenlerden...
bize hep şirin anlatıldı,
leylalar anlatıldı...
demediler ki,
doğu yaban eldir amma...
oralarda da zin vardır...
mem ona aşık olmuştur.
neden bize anlatmadılar?
kurmançi yazılmış diye mi?
ulan hani...
hani biz hepimiz kardeştik?
onlarınki aşk değil mi?
ya ya...
aynen düşündüğün gibi,
okumak gerek...
sonra
görmek gerek.
ama
nafile...
demem odur ki;
doğu hakkında konuşurken...
neyse
çok sulandırdım.
Etiketler: Sahin ATAS